Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Yeni bir dünya kur bana gözlerinde Sorularla cevapları düşman olmayan birbine Bir zaman ayarla mümkünse Varsın yine inanışlar yenilsin Yeter ki zaman hep seni göstersin
Ayrılık saçlarımı tel tel okşuyorsa Ve ben gözyaşlarıma sarılıp sarılıp ağlamıyorsam Şafağın kızıllığından süzülen ışıklar Nasırlaşan kalbime vurup orada parlıyorsa Sanma ki içim acımıyor biriciğim Kelimelerden dağılan kırgınlıklar saplandı kalbime Susuyorum...Yüreğimden akan kanlar dinsin diye
Gidişlere sırtını dayadı aşklar Kirpiklerime saklandı gözyaşlarım Vedaya kinleri var, akamıyorlar... Buruk vakti boynunu eğiyorda Yalvarıyor dili olmasa da sevdaya Gönüller ayrılık volkanında hararetlenmesin diye Sabaha tutunan yalnız bir çiğ tanesi titrerken gül yaprağında Bülbülleri yok olmuş, baharı kaybolmuş sevgiler gibi Çaresiz ve tarumar...
Hani her yüreğin bir yarası vardır ya Ömrünce unutmaya yüzü tutmadığı Gecede kabus, gündüzde hançer Dağlanan vicdanlar dayanamayınca Acıyla pişmanlıklara gömerlerde kendilerini Bir daha sevemezler ya Sen, sen sev biriciğim Ama bu sefer sakın kırma, sakın yıkma
Tavuskuşu kanadına simgelenmiş gururu Bembeyaz pamuklara sarda incinmesin Ayrılık ateşini yakta üşümesin Değer miydi bir damla ilham için Bin defa aşkı hırpalamaya Kirpiklerime saklandı gözyaşlarım Vedaya kinleri var, AKAMIYORLAR...
Bakışları sen olan Yeni bir dünya kur bana gözlerinde Sorularla cevapları düşman olmayan birbirine Mümkünse bir zaman ayarla Varsın yine inanışlar yenilsin Yeterki zaman hep seni göstersin
An geldiğinde Kapım elvedaya çalındığında İçimden seni yaşamın kollarına dökmek gelmiyorsa Ve ağlıyamıyorsam Ben bu zamanın avuttuğu çocuk olayım..... -alıntı-
Peygamber mescidin kapısında bir sahabeyle oturmaktadır. Uzaktan geçen başka bir sahabeyi gösterir yanındaki: –Ey Allah'ın Resulü şu geçen sahabeyi ben Allah için çok seviyorum, der. Allah Resulü tebessüm ederek, mübarek elini yanındaki sahabenin sırtına koyar. –Çok güzel. Peki bunu ona söyledin mi? der. Sahabe hayır manasına başını iki yana sallar. Allah Rasulü devam eder. –Git ve ona bunu söyle!.. der. Koşar sahabi sevdiği dostuna yetişmek için, yakalar ve gözlerinin içine bakarak; –Seni Allah için çok seviyorum ey kardeşim, der. Arkadaşı sevgiyle parlayan gözleriyle şaşkın bakar kardeşine ve cevap verir. –Bende seni Allah için çok seviyorum… Kucaklaşarak ayrılırlar. Birkaç ay sonra Allah Resulü mescide girerken aynı sahabeyle karşılaşır. Üzgün, bitkin ve ağlamaklı. Nedenini sorar: –Ey Allah'ın Resulü. Geçenlerde sana gösterdiğim ve Allah için bu kardeşimi çok seviyorum dediğim kardeşim vefat etti, der. Allah Rasulü sırtını sıvazlar bu üzgün adamın. Ve ağzından şu mübarek sözler dökülür: –İyi ki ona sevdiğini söylemişsin….
Kalp sevmekten yorulmaz, birbirimizi Allah için sevelim. Bıkmadan, usanmadan, vazgeçmeden, karşılık beklemeden, şart koşmadan…. Hepinizi Allah için çok seviyorum. Sevgi ile kalın…. Hayırlı cumalar arkadaşım.